Alic Forte, Ginseng Forte, Ginkgo Forte
Kapat!
Atopik Ekzem, Alerjik Ekzem | Agrasiflikten Kurtulmak Için, Alerik Kaşıntıya çare, Alerji çare, Alerji Icin Cay, Alerji Için Ne Içilmeli Kaşıntı, Alerji Kasinti Care, ALERJİ KAŞINTI RESİMLERİ, Alerji Kaşıntı Resm, Alerji Kaşıntı Tatli, Alerji Kaşıntıları Ile Ilgili Fotoğraflar, Alerji Resimleri, Alerjik Kabarma, Alerjik Kabarmadan Kurtulma, Alerjik Kabarmalar, Alerjik Kabarmalar Resimleri, Alerjik Kaşıntıya çare, Allerjik Ekzem, Altarnatif Tıpta şekere çare, Alternatif Tıp Nedir, Alternati̇f Tipta Ayzarmira çözümmm, Alzheimer Hastalarında Kaşıntı, Alzheimer Hastalığı Kaşıntı, Alzheimer Hastalığı Nedir, Alzheimer Hastalığında Kasıntı, Alzheimer Ilaçları Ne Zaman Içilmeli, Amiloid Plak Kurtulmak Alternatif, Aşırı şeker Alerji Kaşıntı, Bağırsak Mukozası Kızartma, Baklava Alerji Kasinti, Baklava Alerjisi, Baklava Ve çikolata Alerji Yaptı, Baklava Yiyince Kaşıntı Neden Olur, Balığın üzerine Ilaç Içilirmi, Balık Ilaç Içilir Mi, Balık Ile Antibiyotik Içilir Mi, Balık Sonrası ılac Alınırmı, Balık Ve Ilaç Içilirmi, Balık Ve Kavun Yiyince Ne Olur, Balık Yenince Ilaç Içilirmi, Balık Yiyince Antibiyotik Içilirmi, Balık Yiyince Dokun, Balik Yiyince Hap Icilirmi, Balık Yiyince Hap Içilmez Mi, Balık Yiyince Ilaç Içilirmi, Balık Yiyince Ilaç Neden Içilmez, Balık Yiyince Süt Içilir Mi, Balık Yiyip Hap Içilir Mi, Balık Yiyip Ilac Alınırmı, Balk+yiyince+kanyorum, BETA ÇAY ALERJİ Yaptı, çay Alerjisi, çay Allerjisi, CİKOLATA ALERJİSİNDE BİTKİSEL TEDAVI, Cikolata Hangi Hastaligi Tetikler, çikolata Mantarı Tetikler Mi, çikolata Yiyince Kaşınıyor, çikolata Yiyince Kaşınıyorum, çikolata Yiyince Kaşınmak, çikolata Yiyince Kaşıntı, Cocuk Da Alarjik Kabarmalar, çocuklarda Alerji Kaşıntısına Pratik çare, ÇOCUKLARDA ALERJİK KABARMALAR RESİM, çocuklarda çikolata Alerji Kabarma Bitkisel Tedavi, Cocuklarda Ginseng Alerjisi, Cocuklarda Kasinti Alerji Cikolata, çocuklarda Kavun Alerjisi, çocuklarda Tatlının Yaptığı Alerji, Cocukta Cikolata Alerjisi, ÇOCUKTA Kabarmalar, çocukta Tatlı Alarjisi, Cocuktakı Tatlı Alerjisi, Domatez Alerjisi, Dondurmayla Su Içilir Mi, Egzama Hastalığının Teşhisi, Ekseme Icin, Ekseme Icin Ilacla, Ekzem, Ekzeme, Ekzeme Hastaıgı, Ekzeme Icin Ne Etmeli, Ekzeme Iyi Gelen Bitki, Ekzeme Yüz Icin Neler Yapilir, Ekzemeye Bitkisel Tedaviler, Et Alerji Kaşıntı, Et Yeyince Kasinti, Et Yiyince Kaşınıyorum, Et Yiyince Kaşınmanın Sebepleri, Et Yiyince Kaşıntı, Et Yiyince Kaşıntı Girdi, Fazla Seker Yiyince Alerji, Galantamın Nedir, Gınseng Le B Vıtamını ıcılırmı, Hamur Alerji Olan Ne Yiyebilir, Hidradenitis Suppurativa Ameliyatı, Içikin Zararları, Kahve Alerji, Kahve Alerji Kaşıntı, Kahve Alerjisi, Kahve Ve Kasıntı, Kasıntı Ve Kızatma, Kaşıntıya çare, Kavun Alerji, Kavun Alerjisi, Kavun Allerjisi, Kavun Ile Süt Içilirmi, Kavun Kaşıntı, Kavun Kaşıntısı, Kavun Ve Su Içilirmi, Kavun Yiyince Alerji Oluyorum Neden?, Kavunla Süt Içilirmi, Kızartma Alerjisi, Kızartmalar Ve Alerji, Kızım şeker Yiyince Kabarıyor, Kortizol Kasıntı, Kortizol Kullanırken çikolata, Kortizon Alımında çay Kahve Içilmelimi, Kortizon Alırken Içki Içilir Mi, Kortizon Alkol, Kortizon Cikolata, Kortizon Ilacı Ne Zaman Içilmelidir, Kortizon Kaşıntı, Kortizon Kullanıldığında Içiki Içilebilir Mi, Kortizon Kullanırken çok Su Içilmeli Midir, Kortizon Ne Zaman Içilmeli, Kortizon Tedavisinde Içki Içilir Mi, Kortizonlu Ilaç Kullanılırken Alkol Içilirmi, Kortizonlu Ilaç Kullanırken Alkol, Kortizonlu Ilac Kullanirken Alkol Icilirmi, Kortizonlu Ilaç Kullanırken Içilmemesi, Kortizonlu Ilaç Kullanırken Içki Içilirse Nolur, Kortizonlu Ilaç Neden Içilir, Kortizonlu Ilaçla Içki Içilirmi, Kortizonlu Ilacla Ot, Kucuk Cocuk Ekzem, KUCUK COCUKLARDA EKZEME, Mide Ve Barsak Ici Alerji Kasintilar, Patlıcan Alerjisi Yiyince Nolur, Penis, Peynir Yediğimde Kaşınıyorum, Seker Alerji Kasinti, Seker Alerjisi, şeker Alerjisi Kaşıntı, şeker Allerji Kaşıntı, Seker Allerjisi, şeker Yiyince Kaşıntı Olması, şeker Yiyince Kaşıntı Oluyor, şekerli Tatlı Yeyince Kaşınıyorum, şekerli Yeyince Kaşınıyorum, şekerli Yiyince Kaşınıyorum, Siyah çay Allerji, Siyah çay Allerjik, Sosis Alarji, Sosis Alerji, Sosis Alerjisi, Sucuğa Alerji, Sucuk Alerjisi, SUCUK ALLERJİSİ, Süt Yoğurt Yiyince Kaşıntı Oluyor, Tatlı Alerji, Tatlı Alerjisi, Tatlı Alerjisi Kaşınma, Tatlı Alerjisi Kaşıntı, Tatlı Ya Alarjı, Tatlı Yeyince Kaşınmak Kaşıntı, Tatlı Yiyince Kaşınıyorum, Tatlı Yiyince Kaşınmak, Tatlı Yiyince Kaşıntı, Tatlı Yiyince Kaşıntı Oluyor, ülseratif Kolit Ve Imupro Test, Yoğurt Alerjisi Görüntüsü, Yogurt Alerjisi Kasinti, Yoğurt Kaşıntı, YOĞURT YİYİNCE KAŞINTI ARTIYOR, Yogurt Yiyince Vucudunda Kasinti Oluyor Neden, and YZ+EKZEME
4
Eyl

Atopik Ekzem, Alerjik Ekzem

Atopik Ekzem, Alerjik Ekzem

Alzheimer hastalığı, demans, dement, bunama

 

Alzheimer hastalığı dementin en çok görülen alttürdür. Bunamanın % 70?ini Alzheimer, % 20?ini vaskuler demens (beyin damarlarındaki rahatsızlıklar nedeniyle ortaya çıkan demens) ve % 10?unuda diğer 55 tür oluşturur. Bu nedenle çoğunlukla demnes deyince akla Alzheimer gelmektedir. Alois Alzheimer 1906?da keşfetiği hastalığın belirtileini hanımı üzerinde görmüş ve ailesi ölünce beynini incelemiştir. Ailesinin beyninde taş gibi setleşmiş protein brikintileri (curuf, plak, Plaques) ve lifler (fibrinler) keşfetmiştir.

Açıklama:
Alzheimer hastalığı ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan ve beyin fonksiyonlarını dumura uğratan bir durumdur. Hastanın davranışları, hafızası ve aklı çok yoğun olarak bu durumdan etkilenir. Demens bunama demektir ve bu durumdaki kişi düşünce karmaşası günlük yaptığı işleri yapamama, hafıza kayıbı, uyku rahatsızlıkları, takipedildiğini zannetme ve hatta hayatı ölümle sonuçlanabilir. Alzheimer ilerledikce daha çok görülür. 65 yaşı üzerindekilerde % 5, 80 yaşı üzerindekilerde ise % 20 oranındadır. Almanyada Alzheimer sayısı 800.000 civarındadır ve buda nüfusu % 1 demektir.

Hastalığın sebepleri:
Alzheimernın neden olduğu kesin olarak bilinmemekte ve bunun sebepleri konusunda bir çok hipotes ileri sürülmktedir. Bunların başında immün zafiyeti, tosik zehirlenmeler, genetik bozulma, enfeksiyon olduğuna dair görüşlerdir. Alzheimer ile kişide hafıza kayıbı ve şaksiyet kayıbı baş göstermektedir. Yapılan araştırmalarda beynin kenarında küremsi birikintiler (plaques) veya liflerin (fibriller) oluştuğu oluştuğu tesbitedilmiştir. Bu artık madde (plaques) yığılmasının beta-A4 proteini (42 aminoasitten oluşur) ve APP proteinin (amyloid percurcor protein) sebep olduğu 1987?de tesbitedilmiştir. Ayrıca genetik olarak kişi anne veya babadan alabilir, yani bozuk gen Alzheimer sebep olur. Buna ilavetten boksörlerde ve beyin yaralanması (trauma) geçirenlerde APP ve beta-A4 proteinlarının artığı görülmüştür. Beyindeki bu beta-A4 ve APP proteinlarına amiloidler denir. Amiloidler (Amyloidler) beyin hücreleri arasındaki haberleşmeyi önler ve beyin hücreleri yavaş yavaş ölür

Asetilkolin nörotransmitter (haberci) dokulardaki bilgiyi (enfermasyon) veya başka sinirlerdeki bilgiyi taşıyan asetilkolin görevini yaptıktan sonra asetilkolin esteraz isimli enzim tarafından parçalanır. Bir sonraki bilgi aktarımı için yeniden asetilkolin üretmek gerekir. Bu ise Alzheimerlılarda yeterince üretilmemektedir. Doktorlar asetilkolini parçalayan asetilkolin esterazyi frenleyerek hastayı tedavi etmeyi düşünmektedirler. İkinci önemli nörostransmitter ise ( haberci) gulutamattır. Gulutamat sinir hücrelerinde % 70 oranında bulunur ve görevi öğrenme ve hafızadır. Alzheimer hastasında bu gulutamat çok aşırı şekilde salğılanır ve bu ise vsinir hücrelerinin tahrip olmasına sebep olur. Ortadoks tıpa göre gulutamat salgılaması frenlenirse sinir hücrelerinin ölümünün yavaşlıyacağı ve Alzheimer hastasının sağlık durumununu kötüleşmiyeceği yönündedir. (tedaviye bak)

Alzeimer hastalığının belirtiler:
1-) Kısa hafıza kayıdında bozukluklar
2-) Düşünme zorluğu, konsentre olamama
3-) Depresyon
4-) Kararsızlık
5-) KonuÅŸma bozuluÄŸu
6-) Hayal görme
7-) Şahsiyet bozuklukları
8-) Yorgunluk
Hastada önce kısa hafıza kayıbının zayıflaması, yani kişininbiraz önce yaptıklarının hatırlanmaması ilk belirtilerdir. Sonra düşünme ve konsentre olma kabiliyeti azalır, konuşma zorlukları ve hemen yorulma görülür. Sonra kişide davranış bozuklukları, hayal görme, korkma, depresyon, iç huzursuzluk ve agresif davranışlar gelir ve nihayet giyinme, yemegini yeme vede alış-veri yapma yeteneklerini kaybeder.

Hastalığın teşhisi:
Komputertomografi ile beynin küçüldüğü ve EEG ilede beyin fonksiyonlarının azaldığı tesbitedilebilmktedir. Meyindeki metabolik değişimlerin değiştiğide tesbitedilebilir, fakat bu belitiler. Bu belirtiler başka beyin hastalarındada olbilir. Bu bakımdan beyindeki değişimler bir ölçüde belirleyici etken olabilmektedir. En sağlıklı teşhis ise kişide görülen şahsiyet değişimleridir. Alzheimer hastası ilk zamanlar bilgileri hafızaya kaydedemezve ilerleyen safhalarda ise düşünememe, yön tayinedememe, kelimeleri bulamama, kelimeleri dğiştirememe ve hareketlerinde anormalikler görülür.

Hastalığın tedavisi:
Kimyasal ilaçlarla tedavi günümüzde mümkün değildir. Hstanın durumu erken teşhisedilirse, bazı tedbirlerin alınması gerekir ve bu tedbirlerin başında hastanın çevresinden kopmaması için ilgilenilmesi, şayet korku, depresyon ve uykurahatsızlıkları görülürse bunların tedaviedilmesi gerekir. Yeni üretilen bezı ilaçların merkez sinir sistemi veya asetilkolin vede gulutamat üzerinde etki yaptığı ve böylece hastanın durumu hafiflemektedir. Kimyasal ilaçların bazıları mide-bağırsak rahatsızlıklarından: bulantı ve kusma, uykurahatsızlıkları ve başağrısına sebep olmaktadır. Bazı ilaçlar ise şaşkınlık, başdönmesi, başağrısı, yorğunluk, bulantı ve hayalet görme (halusinasyon) gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Kolinesterazlı ilaçlardan Donezpil/Aricept, Rivatigmin/Exelon ve Galantam/Reminyl zamanla arıtıcı enzim olan CYP 450 Enziminin karaciğer tarafından salğılanmasını önler. Buda karaciğerin vücuttaki zehirleri arıtamaması demektir, yani zehirler vücutta yoğunlaşır. Böylece ilaçlarla tedavi olacağız derken dah büyük belalar hastanın başına gelir.

Öncelikle uzman bir doktora gidilmelidir, ayrıca doğal ilaçalardan Gökçek Tonik, Gökçek İksiri,çörekotu yağı veya ZYEimmün sistemini güçlendirici ve vücudu arıtıcı olarak kulanılabilir. Gökçek İksirihücreleri korurur ve beyindeki protein artıklarını temizler ve haberleşmeyi yeniden normale dönüştürmede yardımcı olabilir.. Ayrıca ginkgo preparatlarıda beyindeki kan dolaşımına olumlu etkileri vardır, fakat hem noninin hemde ginkgonun o kadar sahtesi türemiştirki hangisinin etkili olacağını tesbit edemezsiniz. Örneğin ginseng Almayada yüzlerce firma tarafından üretülmekte ve satılmaktadır, fakat sadece 2 ürün yeterli etki maddesi içermektedir.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

Gelen aramalar:

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu konuda 1 Yorum var

  • gozde akgen
    Kasım 12th, 2010 at 14:05

    Astım, solunum güçlüğü, rinit, sinüzit, hırıltılı solunum, kulak çınlaması, nezle ve aşırı mukus oluşumu gibi şikayetleri olan 461 hasta incelendi. Bu hastaların %78’i sarsıcı bir şekilde basit bir kan testi [i] kullanıldığında pozitif reaksiyon gösteren gıdaların diyetlerinden çıkarılmasından sonra semptomlarında haftalar içerisinde anlamlı bir azalma sergilediler.

    yukarıdaki bölümü bir websitesinden kopyaladım.

    Piyasada gıda duyarlılığı testi yapan bir çok merkez var ancak bu konuda sağlık sebeplerimden dolayı ihtiyacım olduğu için ayrıntılı bir araştırma yaptım ve imupro ve yorktest ile ilgili geniş bilgi sahibi oldum.

    ImuPro elisa metodu ile yapılmaktadır ve ancak damardan alınan kan örneÄŸi ile yapılmaktadır. Yorktest ise parmaktan alnınan kan ile yapılıyor. Damardan alınan kan bu noktada daha doÄŸru sonuçlar vermektedir. Ayrıca yorktest damardan alınan kan ile yapılıyor ve sonuçlar yurt dışına gönderilirken çeÅŸitli problemler çıkabiliyor. imupro gıda duyarlılık testi Merkezi İstanbul NiÅŸantaşı’nda bulunan kendi laboratuarlarında uygulanan bir test olduÄŸu için sonuçları daha güven verici ve daha çok ürüne daha az fiyat ile bakıldığından en önemlisi daha ekonomik.

    amma uzun yazmışım… :)

Sizde Yorum Yapın